5 Temmuz 2015 Pazar

Çiçekli Mutfak Takımı

Uzun bir ara oldu, ama dönüşüm de güzel oldu. 
Kendime diktiğim mutfak takımından sonra, bir de arkadaşım için bir takım diktim.
Mutfak takımı için yine duck keten kumaşı seçtim.
Önlüğün alt parçasını çiçekli kumaştan. üst parçasını düz kumaştan diktim. Ayrıca üst bölüme kumaşın desenlerinden kestiğim gül ve kelebek motiflerini aplike yaptım. 

Poşetlik, çift taraflı runner ve tutacak da yine diktiğim parçalar arasında.


Ve çiçekli mutfak takımımızın olmazsa olmazı masa örtüsü...

Yeni dikişlerde görüşmek üzere,..Herkese hayırlı Ramazanlar...









23 Mart 2015 Pazartesi

Çarpı İşi Mutfak Panosu

Çarpı işi şimdiye kadar yapmaktan en çok hoşlandığım işlerden bir tanesi. Hem işlemesi zevkli, hem de ortaya çıkan işin karşısına geçip izlemesi...Yapılan çalışmayı sevdiklerine hediye ederek, onlarla paylaşmak ise bambaşka bir mutluluk...
İşte tam da bu nedenle, kızkardeşimin ve ablamın mutfağı için iki pano hazırladım.

Aynı şablon üzerinde, her ikisinin de mutfaklara uygun farklı renkler kullandım.


Bu çarpı işi panoları yapmayı o kadar sevdim ki, korkarım yakında tüm evi onlarla donatacağım...



15 Mart 2015 Pazar

Çikolatalı Tencere Keki



Pratik tariflere olan ilgimden dolayı mı, yoksa çikolataya olan zaafımdan dolayı mı bilmiyorum ama, adını ilk duyduğumda bu tarifi çok seveceğimi düşünmüştüm. Gerçekten de öyle oldu. Çikolatalı tencere keki tam da tahmin ettiğim üzere, yapmayı ve tatmayı en sevdiğim tarifler arasında hemen yerini aldı. Siz de denemek isterseniz buyrun tarife:

Malzemeler:

  • 2 yumurta
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 1 çay bardağı süt
  • 1 yemek kaşığı zeytin yağı, 1 yemek kaşı tereyağı
  • yarım çay bardağı su
  • 1 çay bardağı fındık içi
  • 1 paket vanilya, 1 paket kabartma tozu
  • 3 yemek kaşığı kakao
  • 1,5 su bardağı un
  • 80 gr bitter çikolata


Hazırlanması:
  1. Yumurta ve şeker çırpılır, karışıma sıvılar eklenir .
  2. Başka bir kapta karışrırılan kakao, un, kabartma tozu, vanilya karışıma eklenir.
  3. Tabanına tereyağı sürülmüş teflon tavaya, kek karışımı dökülür.
  4. Üzerine tereyağı ve çikolata parçaları serpilir.
  5. Tencerenin kapağı kapatılıp kısık ateşte yaklaşık 12 dakika pişirilir.Ocağın altı kapatıldıktan sonra 10 dakika kekin demlenmesi beklenir ve servis tabağına alınabilir.





11 Şubat 2015 Çarşamba

Tarif Defteri

Bu sene yarıyıl tatilini geçirmek üzere, kardeşimin yanına Balıkesir'e gitmeye karar verince, ne zamandır yapmak istediğim, keçe ile defter kaplama projemi uygulama fırsatını yakalamış oldum. Ne de olsa her görüştüğümüzde, birbirinden güzel tarifleri tatmamıza vesile olan  birine, şirin bir tarif defteri gerekirdi...


Yaptığım defteri önce evdekilerin beğenisine sunduğumda oğlum, "Teyzem Balıkesir'de oturduğu için balık yapmışsın. Çok güzel olmuş."dediğinde, fark etmeden isabetli bir tasarım yapmanın mutluluğu ile ilk defter kaplama projemi başarıyla (keçeleri yapıştırırken sıcak silikon ile elimi yaktığımı saymazsak)  tamamladım. Tabi hediyemi görünce kardeşimin yüzündeki gülümsemenin de bu başarıda ki etkisi büyük...



18 Ocak 2015 Pazar

Sürprizlerin En Güzeli

Biz ailecek sürpriz sever bir aileyiz. O kadar ki, birbirimize söyleyecek güzel bir haberimiz olursa "Bir sürprizim var" der , öyle söyleriz. Sanırım bundandır diye düşünüyorum, bizim çocukların doğum günleri yaklaştıkça '"Bize ne sürprizin var anne?" diye soru yağmuruna tutulmam. Özellikle bu sürpriz beklentisi, oğlumun doğum gününü içerisinde barındıran Ocak ayında, had safhalara ulaşıyor. Ve alıyor beni bir düşünce...
Bu sene oğlumu bize yakın oturan bir arkadaşına gönderir göndermez başladım hazırlıklara,

Evi hazırladıktan sonra, çocukların eğlenmesi için bir sürü içi çikolata dolu balon hazırladım. Çocuklara "Balonları patlatın bakalım içinden ne çıkacak?" dediğimde, önce kısa süreli bir şaşkınlık yaşasalarda, eğlendikleri her hallerinden belli oluyordu.

Oğlum eve geldiğinde onu arkadaşları ile birlikte kapıda karşıladık. O anda oğlumun yüzündeki mutluluğu görmek, benim için öyle güzeldi ki...
O gün için hazırladığım ikramlar da yine çocuklara yönelik olsun istedim. Masamızda bulunanlar arasında; kardanadam tatlısı, çikolatalı milföyler, poğaça, mercimekli köfte, patlamış mısır ve galatasaraylı pastamız vardı.

Galatasaray takımını tuttuğu için, Galatasaray temalı, üzerinde ismi yazan bir pasta yaptım.


Oğlumun evimize gelen arkadaşlarına vermesi için, küçük hediyelikler hazırladım.Üzerlerine de "Doğum Günüme Geldiğiniz İçin Teşekkür Ederim" yazdım. 

Günün sonunda, misafirlerimiz gidince oğlumla başbaşa kaldığımızda, bana sarılarak "Anneciğim sürprizlerin en güzelini yapmışsın." sözü ise benim için paha biçilemez bir hediyeydi... 











2 Ocak 2015 Cuma

Tarçınlı Zencefilli Kurabiye

Mutfakta kimi zaman birbirine benzer tarifleri kullansak da, yapacağımız küçük dokunuşlar sayesinde farklı tatlar ve lezzetler elde etmek mümkün. 
Tarçınlı zencefilli kurabiye de tam olarak bu şekilde ortaya çıkan bir tarif. Daha önce burada tarçın ve zencefil eklenmemiş şekilde vermiştim tarifi. Bir de bu şekli ile denemenizi tavsiye ederim. Zira bu kurabiyenin tarifini aldığım annem, kurabiyenin tadına baktığında neredeyse aynı tarif olduğuna inanamadı. Aynı zamanda, malzemelerinin az olması ve hazırlanışının kolaylığı ile de favori tarifler arasında yerini alabilecek bir kurabiye tarifi...


Malzemeler :
  • 1 su bardağı pudra şekeri
  • 1,5 su bardağı sıvı yağ
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
  • 1 çay kaşığı tarçın
  • Yarım çay kaşığı zencefil
  • Aldığı kadar un
Hazırlanması:
  1. Öncelikle pudra şekeri ve sıvı yağı karıştırıyoruz.
  2. Ardından kabartma tozu, vanilya, tarçın, zencefil ve aldığı kadar un ekleyerek kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde edene kadar yoğuruyoruz.
  3. Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar alarak, elimizde şekil veriyoruz. 
  4. Fırında 190 derecede pişiriyoruz.
Not: Ben elimde şekil verdikten sonra, kurabiyeleri haşhaş tohumuna batırdım. Siz dilerseniz sade olarak da pişirebilir ve piştikten sonra üzerine pudra şekeri serpebilirsiniz.

Afiyet Olsun :)






24 Aralık 2014 Çarşamba

Çarpı İşi Deniz Feneri

Sonunda uzunca bir zamandır yapmayı istediğim çarpı işine bende el attım. Çocukluğumdan beri hayran olmamın ve son zamanlarda özellikle nette sık sık karşılaştığım birbirinden güzel modellerin büyük etkisi sayesinde tabii...


Ablamın oğluma hediye ettiği çerçeveyi, ilk denemem için gözüme kestirdim. Martı ve yelkenli figürü olan bu çerçeveye bir deniz feneri işlemek uygun olur düşüncesi ile yola çıktım ancak, acemilikten olsa gerek, deniz feneri şablonu bulamadım. Bende kendime göre bir desen çizdim ve işledim. 

Tam da doğum günü öncesi oğluma güzel bir sürpriz oldu bu çerçeve... Ve tabii, kızıma yapacağım kelebeğe başladım bile...




19 Kasım 2014 Çarşamba

Kalburabastı Tatlısı



Nedense şerbetli tatlılar yapmayı, bugüne kadar çok az denemişliğim var. Bunda tatlı ile aramın çok iyi olmamasının da etkisi var sanırım. Ancak annemde yediğim nefis kalburabastı tatlısından sonra, bu konudaki fikrim tamamen değişti. Sanırım bu güne kadar benim yaptığım ve yediğim en kolay, en hafif ve en lezzetli şerbetli tatlılardan biri oldu bu kalburabastı tatlısı. Hatta geçtiğimiz bayramda baklava yerine bu tatlıyı yapmayı tercih ettim...

Malzemeler:

  • 2 su bardağı sıvı yağ
  • 1 su bardağı su
  • 1 paket kabartma tozu
  • 3 yemek kaşığı irmik
  • İçine kullanmak için ceviz
  • Aldığı kadar un
Şerbeti için;

  • 2 su bardağı şeker
  • 2 su bardağından az eksik su
  • 1 dilim limon
Hazırlanması:

  1. Önce şerbet pişirilir, soğumaya bırakılır.
  2. Tüm malzemeler eklenir ve kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde edilir.
  3. Hamurdan ceviz büyüklüğünde bir parça koparılır. Elimizle açtığımız bu parçanın ortasına ceviz konur ve kenarları kapatılır.
  4. Kapatılan hamurun üzeri, (rende gibi) delikli şekli olan bir yüzeye bastırılır. 
  5. Üzeri pembeleşene kadar fırında pişirilir. Fırından çıkınca üzerine soğuk şerbet dökülür. Şerbet soğuk, kalburabastı sıcak olacak...

16 Ekim 2014 Perşembe

Annemin Elinden Patchwork

Ne zaman bir dikiş makinesi sesi duysam, çocukluğum gelir aklıma. Çünkü annem, her ne kadar dikiş öğretmenliğini bıraksa da, dikişi hiç bırakmamıştı. Dört kardeş olan bizim kıyafetlerimizi dikmenin yanı sıra, dikiş konusunda da yardım isteyen herkese de yardım ederdi.



Tabi yıllarca dikiş ile haşir neşir olunca da, evde baya bir kumaş birikmişti. Annem bu kumaşları değerlendirmek için bizlere patchwork yatak örtüleri yaptı. Özellikle mevsim geçişlerinde çok sık kullandığımız örtülerden bir kaçını fotoğrafladım.


Oldukça zahmetli olan kumaşları dikdörtgen parçalar halinde kesme işleminden sonra, bir o kadar daha uğraştırıcı olan kumaşları birleştirme işlemi geliyor. Annem, kumaşların altına sıcak tutması için metre işi aldığı elyafı diktikten sonra, en altına da pamuklu astar dikti. 


Bu sayede hem kalan kumaşlar değerlendi, hem de anne eli değmiş, sıcacık örtülerimiz oldu... 

5 Ekim 2014 Pazar

Kurban Bayramınız Mübarek Olsun

Herkesin kurban bayramını tebrik eder, sevdikleriyle birlikte daha nice sağlıklı, mutlu ve huzurlu bayramlar geçirmesini temenni ederim...
İnşaallah tüm dünyada ve özellikle komşu ülkelerimizde de savaşlar son bulur ve oralarda da hiç solmayan bayram çiçekleri açar...

4 Eylül 2014 Perşembe

Hello Kitty Temalı Doğum Günü

Uzun bir aradan sonra herkese merhaba,
Araya bir yaz tatili, bir bayram tatili girdi derken şimdi buralardayım. 
Yaklaşık iki ay önce ablamın şirin kızı Süeda için hello kitty temalı bir doğum günü hazırlamıştık.
Doğum günü pastasını ablam yapmıştı. 

Masaya tabii ki pembe renk hakimdi...

Bende şirin kızımıza, şirin hello kitty kurabiyeler hazırladım...

Süeda, odanın süslendiğini hiç görmediği ve beklemediği için gerçekten çok şaşırdı...

Masadan leziz bir görüntü...

Şimdi bu gülümseten görüntülere ara verip, okul hazırlıklarına başladık biz. Tüm okula başlayacak öğrencilere ve annelere şimdiden başarılar ve kolaylıklar diliyorum. Bizim küçük kızımız Serra Nur'umuz da bu sene 1. sınıfa başlayacak hayırlısıyla...

Diğer hesaplarım;






5 Temmuz 2014 Cumartesi

Limonlu Parfe

Limon, kış aylarında C vitamini deposu olarak mucizevi şifa kaynaklarımızdan olduğu gibi, yaz aylarında da ferahlatıcı etkisi ile mutfaklarımızda vazgeçemediklerimizden...
Geçen sene biricik komşum Ayşe ablamdan aldığım limonlu parfe tarifi, bizim sıcak yaz günlerinde en sevdiğimiz tariflerden biri oldu. Tadı aynı zamanda limonlu dondurmayı anımsatan, bir o kadar da kolay hazırlanması ile, ferahlatıcı bir lezzet;



Malzemeler:
  • 2 paket krema veya 2 paket kremşanti (kremşanti kullanacaksınız, 1 su bardağı süt) 
  • 2 limon (1 limonun kabuğu, 2 limonun suyu )
  • 2 yumurta
  • 1 su bardağı toz şeker
  • Burçak bisküvi (bebe bisküvisi veya herhangi bir bisküvi de olur.)


Hazırlanması:
  1. Yumurtalar ve şeker en az 10-15 dakika çırpılır. 
  2. 1 limonun rendelenmiş kabuğu ve 2 limonun suyu, krema (Krema yerine kremşanti kullanacaksanız, kremşantiyi 1 su bardağı süt ile çırpmalısınız.) hepsi çırptığımız yumurtaya eklenir ve biraz daha çırpılır.
  3. Rondodan çekilen bisküvi borcamın en altına yayılır, üzerine hazırladığımız karışım dökülür ve buzlukta donması beklenir.
  4. Servis yapacağımız zaman buzluktan çıkarıp dilimlediğimiz limonlu parfenin üzerine yine rondodan çekilmiş bisküvi serpilir.
Afiyet olsun...


21 Haziran 2014 Cumartesi

Peynirli, Gofretli Tatlı

Babalar gününden bir gün önce, çocuklar televizyonda izlediğimiz ve yapımı oldukça kolay olan peynirli tatlı tarifini görünce, babalarına bu tatlıyı yapmak istediler. Bana da malzemeleri bir araya getirmek ve onların heyecanlarına ortak olmak kaldı.


Malzemeler :
  • 100 gr krema
  • 100 gr labne peyniri
  • 2 yemek kaşığı pudra şekeri
  • bir paket fındıklı gofret
  • bir avuç dövülmüş fındık
Hazırlanması :
  1. Önce krema bir kapta çırpılır. Ardından labne peyniri ve pudra şekeri de eklenerek biraz daha çırpılır. En son dövülmüş fındıkların bir  kısmı da eklenir ve kaşık yardımı ile karıştırılır.
  2. Tatlıyı servis yapacağımız kapların en altına elimizle küçük parçalara ayırdığımız fındıklı gofret, üstüne de hazırladığımız krema konulur.
  3. Süslemek için dilerseniz çikolata veya mevsim meyvelerini kullanabilirsiniz. En üste de kalan fındıklar konulur.
  4. Not: Ben üstünü süslemek için, süt ile erittiğim bitter çikolatayı kullandım. 
Diğer tüm tariflerim burada...

16 Haziran 2014 Pazartesi

Keçe ve Taç

Birbirine çok yakıştırdığım bir ikili keçe ve taç. Bir araya geldiklerinde rengarenk güzellikler katıyorlar hayatımıza. Bu yüzden sanırım hobi alışverişlerimde aklıma ilk gelenler onlar oluyor. Tabi taç takmayı çok seven kızımın da oldukça büyük bir katkısı var benim bu durumuma...
Bir dolap düzenleme esnasında, geçen sene aldığım keçe figürler elime geçince, bir kenarda süslenmeyi bekleyen taçlar aklıma geldi. Ve ortaya çıkan sonuç, o gün pek de neşesi olmayan kızımı oldukça sevindirdi.

Yeşil kelebek figürü hazır, yalnız ben altına pembe renk keçe yapıştırdım. Üzerine de kırılan bir tokadan kalan pembe kelebeği yapıştırdım ve sıcak silikon ile sade bir taca monteledim.
Yine hazır aldığım yeşil çiçek figürüne kızımın kopan kolyesinin boncuklarını yapıştırdım ve çiçeği taca silikonla monte ettim.

Sanırım taç yapmayı sevmemin bir başka nedeni daha var. Kızım için, ona özel yaptığım bir şeyi onun üzerinde görmek beni çok mutlu ediyor. 
Hayırlı, sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir hafta geçirmeniz dileklerimle...


11 Haziran 2014 Çarşamba

Kalpli Kumaştan Etek

Her ne kadar dikiş makinasının başına fazla oturacak fırsat bulamasam da, iki arada bir derede gittiğim kumaşçılara şöyle bir göz atacak fırsat buluyorum. En son, diktiğim mutfak takımının kumaşını alırken, üzerinde mink kalp desenleri olan kot kumaş dikkatimi çekti. Kızıma etek dikmek için uygun olacağını düşünerek hemen aldım kumaşı. Bu aralar kendisi sürekli etek giymek istiyor, haliyle onun bu isteği de benim kumaş alışverişime ve dikiş makinası ile geçirdiğimiz nadide dakikalara yansıyor.

Evde olan bir eteğinin ölçülerine göre, üç parçalı kestiğim eteğin beline de lastik geçirdim. 


Etek ucunu dikerken, kumaşı eteğin ön yüzüne doğru kıvırarak diktim.


Kumaşın tersinden kestiğim kalp şekillerini de, eteğe aplike yaptıktan sonra, eteğimiz giyilmeye hazır hale geldi...
En kısa zamanda yeni dikiş maceralarımla görüşmek üzere herkese huzurlu, sağlıklı ve mutlu günler diliyorum...




27 Mayıs 2014 Salı

Çikolatalı Kurabiye

Kurabiyenin en lezzetli hallerinden birisi bu çikolatalı kurabiye. Aynı zamanda pratik tarifi ile de, mutfağa girdiğimde akla ilk gelenlerden oluyor bizim evde. Tarifi kardeşimden alıp ilk yaptığımda, bir tepsiyi neredeyse iki kardeş birlikte bitireceklerdi. O gün bu gündür de sık sık yapılır oldu. Bu lezzetli kurabiyenin tarifini vermekte bu güne kısmet oldu;

Malzemeler :
  1. 2 yumurta
  2. 1 su bardağı toz şeker
  3. 1 su bardağından bir parmak eksik sıvı yağ
  4. 2 yemek kaşığı kakao
  5. 2,5 su bardağı un
  6. 1 paket kabartma tozu, 1 paket vanilya
  7. 3 yemek kaşığı damla çikolata
  8. 1 çay bardağı hindistan cevizi
Üzeri için;
  1. Bir paket bitter çikolata
  2. Hindistan cevizi
Hazırlanması :
  • Yumurta, şeker, sıvı yağ bir kapta karıştırılır.
  • Ardından un, kakao, kabartma tozu, vanilya, hindistan cevizi ve damla çikolata eklenir ve hamur yoğurulur.
  • Elde edilen hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparılır ve elle şekil verilir.
  • 175 derece fırında pişirilir.
  • Fırından çıkan kurabiyeler, önce benmari usulü eritilen bitter çikolataya sonra da hindistan cevizine batırılır.
Afiyet olsun...



17 Mayıs 2014 Cumartesi

Risale-i Nur Külliyatından Ölümün Mahiyeti

Soma'da yaşanan elim kazada hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralı kurtulanlara acil şifa ve yakınlarını kaybedenlere sabır diliyorum.
Geçtiğimiz sene yayınladığım, Risale-i Nur külliyatında geçen ölüm ve mahiyeti konulu paragrafları derlediğim yayını ,tekrar yayınlamak istiyorum.

"Hazırlanınız; başka, daimî bir memlekete gideceksiniz. Öyle bir memleket ki, bu memleket ona nisbeten bir zindan hükmündedir."

Ölüm ehl-i îman için bir terhistir. Ecel, terhis tezkeresidir. Bir tebdil-i mekândır, bir hayat-ı bâkiyenin mukaddimesi ve kapısıdır. Zindan-ı dünyadan çıkmak ve bağistan-ı cinana bir uçmaktır. Hizmetinin ücretini almak için huzur-u Rahman’a girmeğe bir nöbettir ve dâr-ı saadete gitmeğe bir davettir.

Ehl-i îman için ölüm, vazife-i hayat külfetinden bir terhistir; hem dünya meydanındaki imtihanda, ta’lim ve ta’limat olan ubudiyetten bir paydostur; hem öteki âleme gitmiş yüzde doksan dokuz ahbab ve akrabasına kavuşmak için bir vesiledir; hem hakîki vatanına ve ebedî makam-ı saadetine girmeye bir vasıtadır; hem zindan-ı dünyadan, bostan-ı cinana bir da’vettir; hem Hâlik-ı Rahîminin fazlından, kendi hizmetine mukabil, ahz-ı ücret etmeye bir nöbettir.

“Sizlere müjde! Mevt îdam değil, hiçlik değil, fenâ değil, inkıraz değil, sönmek değil, firâk-ı ebedî değil, adem değil, tesadüf değil, fâilsiz bir in’idam değil.. Belki bir Fâil-i Hakîm-i Rahîm tarafından bir terhistir, bir tebdil-i mekândır. Saâdet-i Ebediye tarafına, vatan-ı aslîlerine bir sevkiyattır. Yüzde doksan dokuz ahbâbın mecma’ı olan âlem-i berzaha bir visal kapısıdır.”

Ey biçâreler! Mezaristana göçtüğünüz zaman, “Eyvah! Malımız harab olup, sa’yimiz hebâ oldu; şu güzel ve geniş dünyadan gidip, dar bir toprağa girdik.” demeyiniz, feryad edip me’yus olmayınız... Çünkü: Sizin herşey’iniz muhafaza ediliyor. Her ameliniz yazılmıştır. Her hizmetiniz kaydedilmiştir. Hizmetinizin mükâfatını verecek ve her hayır elinde ve her hayrı yapabilecek bir Zât-ı Zülcelâl, sizi celb edip, yer altında muvakkaten durdurur. Sonra huzuruna aldırır. Ne mutlu sizlere ki; hizmetinizi ve vazifenizi bitirdiniz. Zahmetiniz bitti, rahata ve rahmete gidiyorsunuz... Hizmet, meşakkat bitti; ücret almağa gidiyorsunuz...

Ey insan! Yaptığın hizmet, ettiğin ubûdiyet boşuboşuna gitmez. Bir dâr-ı mükâfat, bir mahall-i saâdet senin için ihzar edilmiştir. Senin şu fâni dünyana bedel, bâkî bir Cennet seni bekler. İbâdet ettiğin ve tanıdığın Hâlık-ı Zülcelâl’in va’dine îman ve i’timad et. O’na va’dinde hulfetmek muhaldir. Kudretinde hiçbir cihetle noksaniyet yoktur. İşlerine, acz müdahale edemez. Senin küçük bahçeni halk ettiği gibi, Cennet’i dahi senin için halk edebilir ve halk etmiş ve sana va’d etmiş. Ve va’dettiği için, elbette seni onun içine alacak. 

Ey insan! Fenâya, ademe, hiçliğe, zulümata, nisyana, çürümeye, dağılmaya ve kesrette boğulmaya gittiğinizi tevehhüm edip düşünmeyiniz! Siz fenâya değil, bekaya gidiyorsunuz. Ademe değil, vücûd-u dâimîye sevk olunuyorsunuz. Zulümata değil, âlem-i nura giriyorsunuz. Sâhib ve Mâlik-i Hakîki’nin tarafına gidiyorsunuz ve Sultan-ı Ezelî’nin payitahtına dönüyorsunuz. Kesrette boğulmaya değil, vahdet dâiresinde teneffüs edeceksiniz. Firaka değil, visale müteveccihsiniz.

Mevt, idam değil; tebdil-i mekândır. Kabir ise, zulümatlı bir kuyu ağzı değil; nûrâniyyetli âlemlerin kapısıdır. Dünya ise, bütün şaşaasıyla âhirete nisbeten bir zindan hükmündedir. Elbette; zindan-ı dünyadan bostan-ı cinâna çıkmak ve müz’iç dağdağa-i hayat-ı cismâniyyeden âlem-i rahatâ ve meydan-ı tayeran-ı ervaha geçmek ve mahlûkatın sıkıntılı gürültüsünden sıyrılıp Huzur-u Rahmân’a gitmek; bin can ile arzu edilir bir seyahattir, belki bir saadettir.

Âhirette seni kurtaracak bir eserin olmadığı takdirde, fâni dünyada bıraktığın eserlere de kıymet verme.

Dünya bir misafirhânedir. İnsân ise onda az duracaktır ve vazifesi çok bir misafirdir ve kısa bir ömürde hayat-ı ebediyyeye lâzım olan levazımatı tedârik etmekle mükelleftir.

Dünyanın yüz bahçesi, fâni olmak haysiyetiyle, âhiretin baki olan bir ağacına mukabil gelemez. 

Dost istersen Allah yeter. Evet o dost ise, herşey dosttur.
Yârân istersen Kur’ân yeter. Evet ondaki enbiya ve melâike ile hayalen görüşür ve vukuatlarını seyredip ünsiyet eder.
Mal istersen kanaat yeter. Evet kanaat eden, iktisad eder; iktisad eden, bereket bulur.
Düşman istersen nefis yeter. Evet kendini beğenen, belâyı bulur zahmete düşer; kendini beğenmeyen, safâyı bulur, rahmete gider.
Nasihat istersen ölüm yeter. Evet ölümü düşünen, hubb-u dünyadan kurtulur ve âhiretine ciddî çalışır.


                                               
Ruhum oldukça müebbed, ebedîdir ömrüm,
En büyük vuslata Allah’a çıkan yoldur ölüm.


                                                      Risale-i Nur Külliyatından



12 Mayıs 2014 Pazartesi

Mutfak Takımı Diktim

Uzun zamandır dikmeyi istediğim mutfak takımını sonunda diktim. Kumaşı ilk aldığımda 'nasıl durur acaba' diye tereddütlerim olsa da, sonradan bu kumaşı ve rengini mutfağıma çok yakıştırdım. 
Mutfak takımını; duck keten kumaştan, iki rengi kombin yaparak diktim.

Buzdolabı örtüsü;

masa örtüsü ve runner;

perdesi;

ekmek torbası;

Ve poşetlik;

Ve toplu bir bakış;

Herkese huzurlu ve sağlıklı günler diliyorum...











21 Nisan 2014 Pazartesi

Kahvaltılık Ekmekler

Bizim evde ekmek tüketiminin en eğlenceli şekli, yumurtalı ekmeklerdir. 


Çocuklar için ekmeği, sevdikleri kurabiye kalıpları ile kesiyorum. Sonra ekmeklerin üstüne süt, yumurta, rendelenmiş kaşar ve çok az da yağ ile yaptığım karışımı döküyorum. Ve fırında üzerileri kızaran neşeli ekmeklerimiz yenmeye hazır hale geliyor...
Sağlıklı, mutlu ve güzel bir hafta geçirmeniz dileklerimle...

30 Mart 2014 Pazar

Pembe Elbise



Bu kış kendi adıma, dikiş dikmek açısından çok da verimli geçmedi. Neyse ki kızımın ısrarla kendisine pembe elbise dikmemi istemesi sonucunda, dikiş makinemin başına oturabildim. Elbiseyi, pembe renkte fitilli kadife kumaştan diktim.

Arkadan düğmeli bir elbise modeli idi. Bu modeli, bir burda dergisinden çıkarmıştım. Aslında çocuklar için verilen en küçük kalıbı çıkartmama rağmen, 5,5 yaşındaki kızıma elbise kalıbı biraz büyük geldi. O yüzden kalıpta biraz değişiklik yaptım.


Kol manşetlerine, etek ucuna ve elbisenin yakasına açık pembe renk iple süs dikişleri yaptım. Elbisenin bel kısmına da kumaştan yoyo çiçekler yaptım ve ortalarına inciler diktim. 
Ortaya çıkan sonuçtan; hem kızım, hem de dikiş dikmeyi özleyen ben oldukça memnun kaldık.